Now you can Subscribe using RSS

Bildirimleri kaçırmamak için:
sabahattinali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabahattinali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2019 Pazartesi

KÜRK MANTOLU MADONNA #SABAHATTİN ALİ

Aysun Dereköy


Sabahattin Ali insan ruhunu en iyi gözlemleyen ve en iyi yazan yazar bence.Ruhu bir kanaviçe gibi ince ince işliyor ve sonra ona uygun bedeni giydiriyor.Kürk Mantolu Madonna 'yı okurken bunu daha iyi farkettim.
Baktığınız zaman hikaye bilindik.Kavuşamayan iki sevgilinin hikayesi.Ama okurken bu kadar basit değil.Kişilerin ruh haline bürünüyorsunuz adeta.Öyle güzel anlatıyor ki anın duygularını,o vücuttan çıkıp sizin vücudunuza giriyor duygular.
Özellikle Raif Bey sizi tümüyle kaplıyor. Hüznü,çaresizliği,acıyı ,boş vermişliği onunla yaşarken bazı anlarda boğulacak gibi oluyorsunuz.içinizden "yeter artık,gevşe biraz," demek geçiyor.
Kitabın bitiminde düşündüm.Aşkı niçin yaşıyoruz ,diye.Gerçekten mutlu olmak için yaşasaydık bütün aşıklar kavuşurdu.Oysa gerçek aşkların çoğu kavuşamıyor.Karşılıklı birbirimizi mutlu etmek için yaşasaydık tüm sorunları ortak çözmeye çalışırdık.Oysa çoğu aşık sevdiğini üzmemek adına sorunları kendi halletmeye çalışıyor ve her iki tarafda genellikle mutsuz oluyor. Aşkı toplumu mutlu etmek için de yaşamadığımız kesin.Çünkü her hikayenin bir kıskananı,bir sorun yaratanı var.Toplum olarak aşkı sevseydik,aşıklara da bir şekilde yardım ederdik.Oysa yine çoğu aşkta toplum destek değil,köstek oluyor. O zaman anladım ki biz aşkı acı çekmek için yaşıyoruz.Biz acı çektikçe toplum bize daha çok sahip çıkıyor ve biz acımız sayesinde yalnız kalmıyoruz.Oysa aşk iki kişilik yalnızlık.Bir süre sonra bu yalnızlık fazla geliyor ve aşk bitiyor.Ya da paylaşılacak insan sayısını artırabilenler aşkı sevgiye döndürüyorlar.
Kitap okumayı bu yüzden seviyorum işte.Her kitap yeni bir fikire ve yeni hayatlara gebe.Üstelik okuyanına özel anlam taşıyor.Kişi yaşadıkları ölçüsünde yorum yapıyor.
Hadi arkadaşlar,sizde okuyun ve yorumlayın.fikirlerinizi bekliyorum.
Yeni kitaplarda buluşmak dileğiyle...

7 Şubat 2019 Perşembe

SIRÇA KÖŞK#SABAHATTİN ALİ

Aysun Dereköy

Aslında öykü okumayı çok sevmem.Romanın içine dalmak,orada kendime yakın gördüğüm karaktere bürünerek kitabın içine girmek ve hikayeyle bütünleşmek en sevdiğim.Romanları okumayı değil yaşamayı severim.Ama Sabahattin Ali öykülerini öylesine hatyatın içinden olaylarla ve öylesine gerçekçi yazmış ki elinizden bırakamıyorsunuz.Yaşadığı ülkeyi ve insan hayatlarını çok güzel gözlemlemiş.Bizim meşhur koca çınar kahvelerimiz vardır.Ülkenin orta yerinde bir çınar kahvesine oturmuş ve kahveye her uğrayan insanda bir gerçeği görerek yazmış da yazmış.Öyküler bittiğinde tüm Anadolu insanını tanımış oluyorsunuz.
Öyküleri okurken sevgili yazarımız sanki gözüümün önünde canlandı.Bir yandan yazısını yazıyor,bir yandan da insanımızın saflığına ve cahilliğine bıyık altından gülüyordu.Her hikaye de bunu hissettim.Sanki o yazarken bana anlattı bende o çınaraltı kahvehanede onu dinledim.Çok güzel bir duyguydu. Sizlerde okuyun ve hislerinizi paylaşın lütfen.

Hikayelerden bir iki alıntı ve çıkarım eklemek istiyorum.
PORTAKAL:"Akdeniz sahillerinden aldım bin tane eve geldi bir tane."

BEYAZ BİR GEMİ:"Sanat,yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri,çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi tatlı bir yalan bulutunun arkasından göstermeye mecburdu,sanat eserinden faydalanabilecek durumda olanlar,her şeyden önce avunmak,oyalanmak istiyorlardı;sanatkarın ekmeği de işte bu tatlı rüya meraklılarına bağlıydı,yoksa kömür kayığında yüzükoyun yatan yırtık zıpkalı Bartın uşağına değil.

KATİL OSMAN:"Bu dünya böyledir işte,kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır,kimi adı katile çıktı diye adam öldürür.

3 Şubat 2019 Pazar

SABAHATTİN ALİ HAFTASI#KUYUCAKLI YUSUF

Aysun Dereköy

Geçmişten günümüze Sabahattin Ali'nin kalemiyle gelen lirik bir aşk hikayesi.
Dilinin sadeliği,kişilerin o döneme özgü sıradan hayatlarıve olayların öngörülebilir olması bizi bu kitaptan uzaklaştırmıyor.Aksine daha da yakınlaştırıyor.Günümüz şartlarında herşey bu kadar materyalistken,buradaki saf ve gerçek sevgi belki de bizi çekiyor. Ya da zaman ne kadar değişirse değişsin,değişmeyen güç dengelerine olan hayretimiz mi..Belki de içinde sıradan bir hayatı anlatır gibi işlediği başkaldırının inceliğine kapılıyoruz.Hangi sebeple olursa olsun mutlaka okumak isteyeceğiniz bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Sabahattin Ali'nin 1937'de yazdığı bu roman Edremit-Ayvalık civarında geçen bir aile dramıdır aslında.Yazarın ilk romanı olma özelliğini de taşır.
Romanın geçtiği dönemler 1900-1914 yılları arasındaki savaş öncesi Anadolu taşrasıdır.
Aydın-Kuyucak'da ailesi eşkiya tarafından öldürülen Yusuf,kaymakam Salahattin bey tarafından evlatlık edinilerek Edremit'e getirilir.Kızıyla aynı eşitlikte muamele etse de Yusuf,evlatlık olduğunu asla unutmaz.
Yusuf karakteri,içinde özgürlük duygusunu hep taşıyan ama evlatlık olmanın verdiği eziklikle hep tutukluk yaşayan ve sürekli başkalarının gücünü üzerinde hisseden bir gençtir.
Kaymakam Sabahattin bey ise dönemin mevki sahibi memurlarından biraz farklıdır.Çıkarları uğruna hareket etmek yerine sessiz kalmayı ve silik yaşamayı tercih etmiştir.Romanın bir bölümünde Yusuf'a nasihat ederken net bir şekilde hissediyoruz bunu:
"Hayattan fazla şeyler bekleme.Dünyada felaketin içinden enaz zararla kurtulmanın yolu haayata uymak,muhite uymak,hiç sivrilmemektir.Hayatı olduğu gibi kabul etmek gerekir.Kendini halinden şikayet etmeye alıştırma."
Kaymakam'ın kızı Muazzez,dönemin  bastırılmış,toplum kuralları dışına çıkamayan ve ilk gördüğü erkeğe bağlanan bir genç kız gibi görünse de olayların gidişatı hayatını oldukça değiştiriyor.
Dönemin Anadolu taşrasında şartlar günümüz dünyasından pek de farklı değil aslında.Para kimdeyse hüküm verme hakkı ona ait.İsyan etmek için koşul yoktu belki ama isyan ettikten sonra hayatın zorluklarına dayanamadığın için yine yok oluyordun.
Taşra hayatı,çıkar ilişkileri,güç dengeleri,lirik bir aşk hikayesinin etrafına oya gibi işlenerek sunulmuş bu romanda.Gelin bir de siz okuyun ve düşüncelerinizi bana aktarın.
Yeni kitaplarda buluşmak dileğiyle...

Coprights @ 2016, Blogger Templates Designed By Templateism | Templatelib